Get the Flash Player to see this rotator.
Ana sayfa Köyümüz Albüm Üye giriş Konuk defteri İletişim Hizmetler Dosya indirme
Konuk Defteri  

Merhum Tüle Mustafa Yılmaz 'ın eşi Sallı Yılmaz vefat etmiştir. Cenazesi bugün istanbulda defnedilecektir.

Çocukları. Saadet,Nebiye,ülker,Gülsüm, Nuran,Güler,Erdinç,Mehtap ve yakınlarıma başsağlığı dileriz
   - cmustafagumus, 17.11.2020

Merhum Kaya Çelik ile Saadet Evirgen in oğlu Uğur Çelik vefat etmiştir
Merhume allahtan rahmet yakınlarına başsağlığı dileriz
   - cmustafagumus, 31.10.2020

Vefat Başsağlığı

İzmirde oturan köylümüz Ali Akistanbullu vefat etmiştir Cenazesi yarın İzmir Örnekköyde defnedilecektir
Akistanbullu ailesine ve bütün köylülerimize başsağlı dileriz
Mekânın cennet olsun
   - cmustafagumus, 30.09.2020

Vefat Başsağlığı

İzmirde oturan köylümüz Merhum Kemal Özkan 'ın eşi, Orhan -İsmail Özkan 'ın anneleri Hatice Özkan vefat etmiştir
Cenazesi Yarın Kemalpaşa Örnekköyde defnedilecektir
Merhume allahtan rahmet yakınlarına başsağlığı dileriz
   - cmustafagumus, 02.09.2020

30 Ağustos #ZaferBayramımız Kutlu olsun
   - cmustafagumus, 30.08.2020




YENİ OĞDAR RESİMLERİ  
Herkese iyi bayramlar
Herkese iyi bayramlar

Esma Şen 1939.2019
Esma Şen 1939.2019

Oğdar kirazı
Oğdar kirazı

Oğdar kirazı
Oğdar kirazı

Dağda çoç çiçekleri
Dağda çoç çiçekleri


Sisteme giriş  




 


Hala hesabınız yok mu? Hesap açmak için tıklayın.

Çevrimiçi  
Şu an bağlı olan kullanıcılar:
3 konuk ve 0 kayıtlı kullanıcı çevrimiçi.

Şu anda sitemizde konuksunuz. Buraya tıklayarak ücretsiz kayıt olabilirsiniz.

OĞDAR DA KIŞ GÜNLERİ-3

Gönderen: Mustafa Gümüş Tarih: 02 Mart 2016 Çarşamba
Bir zamanlar ilkokul,ortaokul,5 kahvehane,5 bakkal,sağlık ocağı,marangöz,terzi,demirci,öğretmen evi,boğa evi,180 hane tüten ocak 200 öğrencisi öğretmeni,imamı,muhtarı,bekçisi olan köy
şimdi bu halde:
Sayfayı yazdırmaya hazırla

VEFAT BAŞSAĞLIĞI

Gönderen: Mustafa Gümüş Tarih: 29 Şubat 2016 Pazartesi
Konu: Sosyal yapı 

İzmir'de oturan köylümüz Rahmetli Tura Yakup Gültekin in eşi Sallı Gültekin vefat etmiştir.Cenazesi yarın pazartesi günü İzmir Kemalpaşa da toprağa verilecektir.
Başta kızları torunları akrabaları olmak üzere tüm köylülerimize başsağlığı dileriz.

Mekanın cennet olsun Oğdarın en güleryüzlü nenesi.Oğdar artık sensiz Yukarı mahalle artık ıssız.Bacanın kedelinde gülen yüzünü göremeyeceğiz artık.
Oğdarın her şenliğinde en güzel pozu güler yüzü ile veren Sallı nenemize allahtan rahmet yakınlarına başsağlığı dileriz
Sayfayı yazdırmaya hazırla

#ARTVİNDE MADENE HAYIR

Gönderen: Mustafa Gümüş Tarih: 22 Şubat 2016 Pazartesi
Konu: Sosyal yapı 
Artvin’deki insanlara terörist demek ahlâksızlıktır

Artvin halkı haftalardır direniyor.
Cerattepe’de bir madenin açılmasını istemiyorlar.
Çünkü bu madenin açılmasıyla doğanın katledileceğine inanıyorlar.
Doğanın katledilmesinin kendi ölümleri olacağını düşünüyorlar.
Çünkü onlar orada yaşıyorlar.
Eğer milli iradeye saygı varsa işte saygının gösterileceği en güzel yer burası.
Halk yani “milli irade” görüşünü ortaya koyuyor.
On binlerce insan sokağa dökülüyor, talebini söylüyor.
İktidar ise ne yapıyor?
Halkın yani “milli iradenin” değil “milletin a..sına koyacağız” diyen yandaş bir işadamının yanında durarak askere, polise gaz sıktırıyor, su sıktırıyor, silah kullandırıyor.
Ve daha da acısı, iktidara iliştirilmiş yandaş yalaka medya, burada yaşanan dramı, halkın direnişini görmezden gelerek “Artvin’de yeni bir Gezi provası, Artvin’de PKK-DHKP ortak eylem yapıyor” başlıklarını atmaktan çekinmiyor.
Elbette bu iliştirilmiş yandaş yalaka medyanın bir sorumluluğu yok.
Maksat iktidara yaranmak.
Aman hükümete bir şey olmasın, eleştirilmesin, yanlışı ortaya çıkmasın, hırsızlıklarla yolsuzluklar kesintisiz devam etsin.
Çok açık söyleyeyim; Artvin’de direnen halka ve onlara destek olmak için Türkiye’nin her yanından oluk oluk bölgeye akın edenlere “terörist” demek en hafif deyimiyle ahlaksızlıktır.
Sadece fotoğraflara bakarak bile, buna karar verebilirsiniz.
Artvin’de her yaştan insanlar sokaklarda.
Artvin’e akın eden insanların yaş ortalamaları 40’ın üzerinde. Hepsi okumuş, bir meslek edinmiş, bilimle, sanatla, edebiyatla ilgili, kültürlü insanlar.
Aralarında ne terörist var ne de maceracı.
Ama iktidara göre kendisine karşı çıkan herkes terörist, herkes vatan haini.
Üstelik Artvin’de oluşan tepkinin dalgalar halinde Türkiye’ye yayılma tehlikesi de var. O halde vurun, kırın, gaza suya boğun hatta baktınız olmuyor askerin deyimiyle “etkisiz hale” getirin.
Artvin halkı sokaklarda ama örneğin Artvin’e vali diye gönderilmiş kişi ortalıkta yok. O sadece bildiriler yayınlayarak kentin terörist işgali altında olduğunu söylüyor ve adı bile bilinmeyen örgütleri sıralayarak güya kendini haklı çıkarmaya çalışıyor.
Oysa Artvin’de direnen halka iyi bakmak gerek.
Çünkü çoğu yaşını başını almış bu insanlar, sıradan eylemciler gibi davranmazlar. Onları suyla, gazla hatta silahla caydırmak kolay değildir.

KAFAMI BOZAN ŞEYLER
Oturup konuşmak varken bu saldırılar niye?

Artvin’de hükümetin adamı olan vali “Aman sicilim bozulmasın, saray öfkelenmesin, hükümet beni görevden almasın” diyerek herhalde halka zulmediyor.
Çünkü halkın valisi olması gerektiğini unutup iktidarın emrindeki “milletin a…sına” koymayı düşünen bir müteahhidin haklarını korumanın kendisi için daha iyi sonuçlar vereceğine inanıyor.
Bütün bunların nedeni Cerattepe adındaki bölgedeki bir maden ocağının çalıştırılması.
Maden ocağı hesapta “bakır” çıkaracak. Ancak asıl hedef altın.
Bir maden mühendisi arkadaşım “Bölgedeki altın rezervi çok yüksek” dedi. Sonra da rezerv ve bunun maddi değeri ile ilgili tahminini söyledi.
Uçuk bir rakam. İnanması da biraz zor. Doğruluğunu bilmediğim için burada yazmak istemiyorum ama Türkiye’nin bütün geleceğini kurtarabilir.
Diyelim ki bu doğru olsun.
O zaman yapılması gereken bu mudur?
Bütün bir halkı karşına alarak, eleştiren herkesi terörist, vatan haini diye suçlayarak, sokağa çıkan sıradan insanları gaza, suya, plastik mermiye boğarak ve en önemlisi doğanın katledilmesine izin vererek mi Türkiye’nin geleceğine yatırım yapılacak.
Altın dünyanın pek çok yerinde çıkarılıyor. Artık çok bilimsel ve teknik yöntemler var.
Madem bu bölgede böyle bir altın potansiyeli var. “Alan da kaçan” hesabı yaparak zaten dolar milyarderi yapılmış bir yandaşı daha da zengin etmek yerine halkla oturup konuşmak daha doğru değil mi?
Başbakan Davutoğlu nihayet “halkla konuşabiliriz” dedi. Gerçi bunu dedikten kısa bir süre sonra asker ve polis halka gazlarla, Toma’larla saldırdı, hastaneye bile gaz bombası attı. Herhalde “konuşmaktan” kasıt bu değildir, ama böyle işte.
Haydi baştan bu düşünülmedi, şimdi halk ayakta, oturun konuşun, anlatın, Türkiye Artvin’in yeraltı zenginliğinden yararlansın ama yer üstüne bir çizik bile atılmasın. Bu mümkün değil mi?

CAN ATAKLI
Sayfayı yazdırmaya hazırla

ARTVİNLİ YEŞİLİNİ ORMANINI KORUYOR

Gönderen: Mustafa Gümüş Tarih: 19 Şubat 2016 Cuma
Konu: Sosyal yapı 
Artvinliler halka “terörist” diyen yandaşlara öfkeli..

GÜVENLİK KURUMLARI HALKIN DEĞİL, PARA BABALARININ YANINDA
Ellerinde taş, sopa, şişe, bıçak, silah, ağızlarında küfür ve kötü söz olmadığını, kalplerinde sadece Artvin ve yurt sevgisi olan vatandaşlara saldırı yapıldığını söyleyen Karahan, halka plastik mermiler ve biber gazı ile ölçüsüz saldırı yapıldığını vurguladı. Karahan, “Güvenlik kurumlarının maden şirketinin elemanı gibi davranması, halkını bir haşere gibi zehirli gaza maruz bırakması, çocuk, genç, yaşlı demeden acımasızca davranması; insanı ve doğayı hiçe saydığının, halkın yanında değil para babalarının yanında saf tuttuğunun en açık göstergesidir” diye konuştu.

İçi kara, gözünü altın bürümüş.
Duymaz bu haykırışı. Alır arkasına devlet gücünü. Hukuka çalım atar. Dayar sırtını Ankara’daki saraya. Polise “vurun geçin” emri çıkartır.
Artvin ayağa kalktı.
Haykırıyor.
Kıymayın tabiatımıza.
Kıymayın havamıza.
Kıymayın hayatımıza.
Öldürmeyin Artvin’imizi!
Bu insanlar, İstanbul’dan, Ankara’dan, İzmir’den kalkıp gelmiş “duyarlı çevreciler” değiller. Bunlar 3 bin- 4 bin Artvinli ve onları destekleyen tüm şehir 30 bin Artvinli. Şehir, ayağa kalkmış; kasabaları, köyleri, beldeleriyle haykırıyor. Polisten tekme, yumruk, biber gazı yiyorlar.

* * *

Artvin dediğin dünya doğa harikası, eşi benzeri az bulunur bir yerleşim. Bir yamaç şehir. Düz yeri yoktur. Yokuş çıkarsın, yokuş inersin. Dağın yamacında kurulu. Değil dozerle saldırmak, kazma vurmaya kıyamazsın. Hemen şehrin en dibinde; Çoruh üzerine Deriner Barajı yapıldı. Artvin’in nem oranı arttı, ender bulunur bitki örtüsü, doğal hayatı, yabani hayvanı, börtüsü- böceği, arısı, yüz çeşit doğal orkidesi, mısırı nemden etkilendi.
Artvinli gördü, uyandı.
Artvin elden çıkıyor!
Yapacak bir şey yoktu.
Baraj oraya dikilmişti.
Şimdi de şehrin kurulduğu yamacın tepesinde Kafkasör Yaylası’na (Cerattepe’ye) bir altın madeni açılıyor. Altın siyanür ve benzeri kimyasal maddeler kullanılarak çıkarılır. Ve bu kimyasallar tabiatı ve tüm hayatı bitirir. Artvinli bunu Murgul’dan biliyor. Murgul’da “bakır madeni ocağı” açıldı. Murgul bitti. Bu Ankara’dan dayatmalı “Altın ocağı açılması” da Artvin’i bitirecek. Artvin toprağında heyelan tetiklenecek. Yeraltı suları kirlenecek.
Alttan barajın nemi!
Üstten altının siyanürü!
Artvin’i Murgul yapacak.
Murgul bitti.
Artvin de bitecek.
Gerçi Artvinlilere, “biz Cerattepe’den altın cevherini çıkaracağız, fakat onu işlemeyi başka bir yerde yapacağız” diyorlar ama Artvinli buna inanmıyor.
Çünkü “Altın Ocağı Açma Ruhsatı“ nın pis bir kumpasla verildiğini biliyor.

* * *

Yıl 1980:
MTA sondaja başladı.
Yıl 1987:
Sondajda görevli bir mühendisin kayınpederine ilk ruhsat verildi.
Yıl 1990:
Kayınpeder ruhsatını Cominco isimli yabancı şirkete sattı. Şirket sondaja başladı. Artvin’in doğası hemen etkilendi. Hayvanlar öldü.
Yıl 1995:
Artvinliler bir oldular. Yeşil Artvin Derneği kuruldu. Örgütlü mücadele başladı.
Yıl 1998:
10 bin Artvinli imza attı. Çevre Bakanlığı’na başvuruldu. Bakanlık projeyi incelemek üzere durdurdu.
Yıl 2004:
Cominco şirketi, halk tepkisi üzerine, projeden çekildi.
Yıl 2005:
INMET Mining isimli başka bir yabancı şirket ruhsatı devraldı. Halkın örgütlü mücadelesi arttı. Yeşil Artvin Derneği, Artvin Barosu avukatları desteğinde dava açıtı. Yürütmeyi durdurma kararı verildi.
Yıl: 2009.
Mahkeme maden ruhsatını iptal etti. Danıştay da bu kararı onadı.
Yıl 2012:
Ankara’da ne döndüyse “Cerattepe Maden Ruhsatı” yeniden ihaleye çıkarıldı. Ruhsatı, AKP döneminin tüm kaymaklı özelleştirmelerini ve çok kârlı kazancı devlet ihalelerini alan Cengiz İnşaat kaptı.
Yıl 2014:
Artvinli tekrar ayağa kalktı. Tüm sivil toplum “Artvin’in doğasını kurtarmak için” birleşti. Yeni davalar açıldı. Bilirkişiler tayin edildi. Artvinliler 18 bin TL bilirkişi ücretini aralarında kendileri toplayıp verdi. ÇED raporları iptal edildi. Cengiz İnşaat yeni olumlu CED kararı aldırdı. Kadınlar, erkekler, gençler gece gündüz ormanda nöbet tutmaya başladılar.
Yıl 2016 Şubat ayı:
Cengiz İnşaat kepçelerini, dozerlerini alıp tepeye polis korumasında hücuma geçti. Ankara’dan polise “vurun geçin” emri verildi.

* * *

Dayamış Ankara’ya sırtını.
Gözünü altın bürümüş.
Duymaz Artvin’in haykırışını.NECATİ DOĞRU.
Sayfayı yazdırmaya hazırla

OĞDARDAN ALMANYAYA

Gönderen: Mustafa Gümüş Tarih: 15 Şubat 2016 Pazartesi
Konu: Sosyal yapı 
EYÜP GÜMÜŞ
Camuşgil sülalesinden Kadir Gümüş ün oğlu.Oğdar da dünyaya geldi.Çocukluğunda Önce Iğdıra Sonra Akyazı ya Ordan da Almanyaya gitti.
Yıllarca yaşadığı Almanyada Oğdar da başladığı yaşam mücadelesine yenik düştü.

Cenazesi Salı günü Akyazıda toprağa verilecektir.
Sayfayı yazdırmaya hazırla

<   1112131414243444546474849505152535455565758596061626364656667686970717282   >